Meraba ben Batur nasıl yardımcı olabilirim?
- Benim telefonda bi problem var yönlendirmeynen ilgili...
- Peki ilk önce telefonunuzun ''menü" tuşuna sonra da ''5'' tuşuna basın...
- Evet... Tamam...
- Ekran da ne var şimdi?
- Show tv...
- ???
- İyi günler kredi kartı başvurunuz için aramıştım sizi...
- Tabi buyrun..
- Mesleğiniz nedir acaba?
- Hayat kadını...
- ... Özel sektör yazıyorum ben...
- O da olur!...
- Meraba ben Baturcan nasıl yardımcı olabilirim?
- Benim telefonum kemerde çekmiyor...
- Bi saniye bekleyin bilgisayardan kayıtlara bakalım... Fethiye'deki hatlarda bir problem gözükmüyor şu an, acaba...
- Ne Fethiye'si kardeşim, pantolon kemerinden bahsediyom ben ... telefonu kemere takınca hat bulamıyo telefon...
- !!!
Kadın : Merhaba ben kredi kartınızla köpek almıştım...
Yetkili: Evet efendim?...
Kadın : Bu köpeğin kulakları duymuyor. Acaba sigorta kapsamına giriyor mu?
Yetkili: Ben bi team leader'ıma danışıyim!!!?!!...
Bu tam bomba
- İyi günler, hoşgeldiniz, nasıl yardımcı olabilirim?
- Para çekemiyorum ben...
- Şifrenizi yanlış giriyormuşsunuz Destur bey!...
- Şifre mi? Benim şifrem hep aynıdır, İstanbul'un kurtuluşu...
- Lütfen, bana şifreyi söylemeyin efendim.
- Hah, tamam hatırladım, 1956!!!
- Efendim o İstanbul'un kurtuluşu değil ama...
- Yaaaa!... Kaçtı İstanbul'un kurtuluşu?
- Efendim ben malesef söyleyemem bunu size.
- Niye sen de mi bilmiyosun?...
- Biliyorum, ama güvenlik açısından benim şifreyi bilmemem gerekiyor.
- Ben sana şifreyi sormuyorum ki!... İstanbul'un kurtuluşunu soruyorum.
- Evet, ama...
- Ya benim bu printer çalışmıyor!... Yeni de aldım...
- Yardımcı olalım efendim...
- Tamam
- Bilgisayarınız printeri görüyor mu efendim?
- Evet, karşı karşıyalar!...
- Şu an bankanızın ATM'sinden maaşımı çekemiyorum.
- Üzgünüz efendim geçici bir hatadan ötürü şu an tüm sistemlerimiz off'tadır.
(Bir saat kadar sonra)
- Ben şu an Of'dayım ve hala paramı çekemiyorum...
- İyi günler, ben Banu efendim, nasıl yardımcı olabilirim?
- İyi günler hanımefendi, bir paket yollamak istiyorum...
- Tabii ki efendim, nereye göndermek istiyorsunuz?
- Nerelere gönderebilirim ki?
- Bütün dünyaya efendim...
- Cidden mi? Alaska'ya bile gönderebilir miyim?
- Tabii ki efendim...
- Oldu o zaman abime bir paket yollicam, kendisi biolojist bilim adamıdır... İşi için kimyasal madde yollamam
gerekiyo, Alaska'da buzdan başka bi şey yokmuş...
- Efendim, tehlikeli veya yasa dışı bir madde değilse sorun olmaz...
- Ne tehlikesi... Odo-nitrat-carbonat, hidrojen ve tuz yollicam tehlikesi yok... Yani karışmazsa yoktur, ama karışıp da
reaksiyon yaparsa patlar...
- Tamam efendim, abinizin adresini verebilir misiniz?
- Hanımefendi abimin adresi yok, yani dediğim gibi kendisi biolojist, Alaska'da suyun altında bir platformda... Size ancak
koordinatlarini verebilirim...
- Bir dakka beyefendi, bi müdüre sorim aceba nasıl olur!...
- Güvenliğiniz için bir kaç soru sormam gerekiyor. Doğum yeriniz?
- Erzurum...
- Doğum tarihiniz?
- 23 Ocak 1957
- Annenizin evlenmeden önceki soyadı?
- Anami karıştırma lan bu işe!
- ?????!!!!!
-WorldPerfect yardim hatti, buyrun, nasil yardimci olabilirim.
-WorldPerfect`te bir sorun oldu.
-Nasil bir sorun?
-Yazi yaziyordum, birden bütün kelimeler gitti.
-Gitti mi?
-Yokoldu!
-Ekranda su anda ne görüyorsunuz?
-Hic bir sey.
-Hic bir sey mi?
-Yazdigim hiç bir şey ekrana çikmiyor.
-Hala WorldPerfect programinda misiniz yoksa programdan çikitiniz mi?
-Bunu nereden bileyim.
-Ekranda bir "C" harfi görüyormusunuz?
-Bir "hece" mi..
-Bosverin. Ekranda yanip sönen bir çizgi var mi?
-Söyledim ya hiç bir sey yazmiyor.
-Monitör üstünde yanan bir lamba var mi?
-Monitor ne?
-Ekrani olan yer, televizyon gibi... Çalistiginizi gösteren kücük bir
lamba var mi?
-Bilmiyorum.
-Monitorün arkasina bakin, oraya bir elektrik kablosu giriyor olmasi
lazim. Görebiliyor musunuz?
-Evet.
-Harika, o kabloyu takip edin duvarda elektrige baglimi bana soyleyin.
-Bagli.
-Harika. Monitorün arkasina bakinca bagli olan tek kablo mu gördünüz,
yoksa iki tane mi?
-Görmedim.
-Tekrar bakar misiniz, ikinci bir kablonunda bagli olmasi lazim.
-Evet buldum.
-Tamam, simdi onu takip edin bilgisayara bagli mi diye bakin.
-Kabloya ulasamiyorum.
-Ulasmayin, bagli mi diye bakabilir misiniz?
-Olmuyor.
-Bir seyden destek alip egilip bilgisayarin arkasina baksaniz...
-Egilmek dert degil, karanlik oldugu için bakamiyorum.
-Karanlik?
-Ofisin isiklari kapali, pencereden gelen isik yetmiyor.
-Ofisin isiklarini yakin.
-Yanmaz.
-Neden?
-Elektrikler kesik.
-Elektrikler mi kesik. Tanrim..! (kisa bir sessizlik) Bilgisayarin
kutusu, kitaplari herseyi
duruyor mu?
-Evet dolapta.
-Simdi bilgisayari sökün, aynen aldiginizdaki gibi paketleyin ve
aldiginiz dükkana iade edin.
-Durum bu kadar kötü mü?
-Korkarim öyle!
-Peki tamam. Onlara ne diyecegim?
-"Ben bilgisayar kullanamayacak kadar aptalim" diyeceksiniz...
Siyah ekran çikti efendim...
- Yazın kullanıcı adınızı.
- Yazdım.
- Parolanızı da girin.
- Tamam.
- Garip karakterler akmaya başladığında klavyeden F7'ye basın.
- Elimle mi?
- Eee, siz bilirsiniz.
--------------------------------------------------------------------------------
- Ben bir IMac kullanıcısıyım.
- Buyrun hanfendi, sorun neydi?
- Benim CD sürücümden içeri sinek girdi.
- Anlayamadım efendim.
- IMac'ime sinek kaçti.
- Peki ben telefondan ne yapabilirim sizce?
- Ama görüyorum, yürüyo içerde.
- Böcek ilacı falan sıkın isterseniz...
- Bi şey olmaz mı?
- Bilmem, aslında biz IMac'e destek vermiyoruz pek, PC olsaydı yardımcı
olabilirdim.
--------------------------------------------------------------------------------
- Benim büyük bir sorunum var, siz acaba eve hizmet veriyor musunuz?
- Eeoo, hayır? Burdan yardımcı olmaya çalışayım...
- Ben Internet'e girmeye çalışınca bilgisayardan acayip sesler geliyor.
- Ne yaptığınızda geliyor o sesler?
- Bağlan diyorum, telefon sesi geliyor, sonra da ciyakliyor.
- O modem sesidir efendim, o ses sizin modeminiz ve Türk.net modemi
arasında bir bağlantı kurulduğu... (Sözümü keser)
- Yok yok, bozuk bu, siz iptal etmiim diye öyle diyosunuz... Benim
hesabımı siler misiniz?
- Fakat bu bir sorun değildir, bu herkesin bilgis... (Yine sözümü keser)
- Ne yani, herkesin bilgisayarı gazı olan bebek gibi viyakliyor mu, kimi
kandırıyorsunuz Allah aşkına... Dolandırıcılar...
Efendim sizin modemler bana küfrediyo.
- Anlayamadım efendim.
- Bunda anlayamayacak ne var, resmen küfrediyolar işte.
- Emin misiniz?
- Buyrun dinleyin (telefonu çevirme sesi, çalan telefon sesi, peşinden ana
avrat küfür).
- Ee siz hangi numarayı aramıştınız bi kontrol edelim.
- 0... - 344 26 16.
- Bu sizin numaranız mı?
- Hayır, aradığım numara.
- Beyefendi, o bizim numaramız değil bir ev numarası.
- Ben 10 gündür bu numaradan bağlanmaya çalışıyorum ama...
- O zaman doğaldır küfretmesi.
--------------------------------------------------------------------------------
- Benim sayfalarım gelmiyo.
- Şu an yurtdışı çıkışımızı sağlayan uydudan kaynaklanan bir sorun var
efendim.
- Bi ilgileniverseydiniz siz.
- Şey, uydu uzayda efendim.
- Haa, tamam o zaman.
--------------------------------------------------------------------------------
- Benim kredi kartımdan para çekilmiş.
- Aylık hesap mıydı?
- Evet.
- O zaman her ay başında para çekilir efendim.
- Hani sınırsızdı lan bu...
--------------------------------------------------------------------------------
- İyi akşamlar, bilmem ne net.
- İyi akşamlar birader, ben tam olarak 26 dakika 36 saniyedir Internet'e
bağlıyım ve haalaaaa hiçbir şey gelmiyor, daha ne kadar beklemem lazım
acaba? (sinirli bir ton)
- Gelmiyor derken sayfalar mı açılmıyor beyfendi?
- Hayır kardeşim, hiçbir şey olmuyor. İşte bak 27 dakka 53 saniye oldu,
hâlâ yok.
- Internet explorer'i açtınız mı beyfendi?
- Nasıl yani?
- Hımm beyfendi, Internet'e girdikten sonra Internet explorer ya da
Netscape programını çalıştırarak web sayfalarını gezmeye başlamanız lazım.
- Alala, Internet'e girince kendi bağlamıyo yani.
--------------------------------------------------------------------------------
- Sanırım makinam kilitlendi.
- Şimdi şöyle yapalım, ctrl-alt-delete.
- Hepsine aynı anda mı?
- Evet.
- Ama parmaklarım yetmiyo?
- Bakın önce ctrl'ye sol elinizin başparmağıyla, sonra sağ elinizin
başparmağıyla alt-gr'ye, sonra da sağ elin işaret parmağıyla delete tuşuna
basıyorsunuz.
- Ctrl'ye bastım, alt tuşuna da şimdi.
- Delete'e basıcaksınız.
- Ctrl'den elimi çekeyim mi?
- Hayır efendim.
- Peki alt-gr'den?
- Hayır efendim dedim ya, hepsine aynı anda basıyo olmanız gerekiyo.
- Daha kolay bir yolu yok mu?
- Var efendim, makinada reset yazan yere basın.
- Nerede o?
- İsterseniz ctrl alt delete'i deneyelim, basmanız gerek, sadece bir tuş
kaldı.
- Tamam fişini çektim.
- Peki...
- İyi akşamlar.
- İyisi falan kalmadı beyfendi! Sinirden köpürüyorum, derhal iptal edin
hesabımı!
Buyrun, problem nedir hanımefendi?
- Bakın, birkaç gündür sizden aldığım paketle Internet'e giriyorum, bu
arada arkadaşlarım sürekli telefonumun meşgul olduğundan şikâyet ediyolar,
önceleri anlayamadım, sonra saatlere bakınca, ne zaman sizin hesabınızı
kullansam telefonumun meşgul olduğunu anladım!!!
- Bu çok doğal hanımefendi, çünkü modeminiz telefonunuzu kullanıyor
bağlantıyı sağlayabilmek için, bizimle bir ilgisi yok bunun, bütün
bağlantılarda aynı şey olur, hatta olması gereken de budur.
- Yok kardeşim yok, siz benim Internet'te olmamdan faydalanıp telefon
hattımı kullanıyosunuz.
- Öyle bi şey teknik olarak mümkün diil zaten hanımefendi, lütf...
- İptal edin dedim, sorun çıkarmadan iptal edin, ben de bu işi büyütmeden
kapatıyım, yoksa kötü olacak sizin için.
- Hanımefendi siz bilirsiniz, fakat..
-Alo iyi günler. Nasıl yardımcı olabilirim?
-Ben internet'e giremiyorum.
-Ne işletim sistemi kullanıyorsunuz?
-33.600
-Hayır beyfendi o modeminizin hızı...
-Aaa emin misiniz?
-Şöyle sorayım, bilgisayarı açtığınız zaman sol alt köşede "start" butonu var mı?
-Evet ama ona basınca bi sürü başka şey çıkıyo, bi dakka sayıcam...
(15 dakika boyunca run,help, vs vs diye sayıklar...)
-Tamam efendim startın olması yeterli, sorduğum soru için...
-Eee, ne kullanıyor muşum?
-Windows işletim sistemi kullanıyorsunuz.
-Ama monitörüm Makintosh?
-Peki!..
--------------------------------------------------------------------------------
-İyi akşamlar, nasıl yardımcı olabilirim?
-İnternetim İngilizce çıktı.
-Eğer İngilizce yazılmış sitelere girerseniz gayet normal efendim, İngilizce çıkması gerekiyor zaten onların.
-Ama ben kurulumda Türkçe seçtim.
-İnternet Explorer gibi programların kurulumunda dil seçimini farklı yapmanız görüntülemek istediğiniz sitenin de o dilde geleceği anlamına gelmez ki ama...
-Hmmm, o zaman ben iptal ettirmek istiyorum.
-Niçin efendim?
-İnternet umduğum gibi bir şey çıkmadı efendim...
-Peki anlıyorum, lütfen hatta kalın efendim...
-Adınız neydi sizin?
-Ozan efendim.
-Okan...
-Hayır, Ozan.
-Ohan?
-Ozan!..
-Ogan.
-Bakın efendim, Zonguldak'ın "z"si Ozzzan...
-Peki Zogan Bey.
-Ordu,Zonguldak,Adana,Niğdeee...
-Benim problemim sizin adınızdan daha önemli Zogan bey...
-Peki efendim, neydi problem?..
-İyi günler bi problemim vardı benim...
-Buyrun hanımefendi yardımcı olayım ben size, elimden geldiğince...
-İnternete bağlanamıyorum ben...
-Bakalım. Nedir problem, ne yazıyor şu an ekranınızda?
-Göremiyorum ki, elektrikler kesik...
-Elektrikler kesikse bağlanamazsınız ki hanım efendi. bilgisayar çalışmaz.
-Ee, bu şey neye yarıyor o zaman bilgisayara taktığımız, hani o ışıklı?..
-Modem o efendim.
-Tamam o efendim.
-Tamam işte! Beni internete bağlıycak olan şey di mi o?
-Evet ama elektrikleriniz kesikmiş, bilgisayar çalışmadan nasıl bağlanabilirsiniz ki?
-E bu o şeylerden diil mi, hani elektrik kesikken de çalışıyo bilgisayar?
-Hayır o UPS efendim, bizimle bi ilgisi yok.
-Hep böyle yapıyorsunuz, hani günün hangi saatinde istersem bağlnırdım ben internete?.. Böyle diyorsunuz sonra da problem çıkınca bizimle bi ilgisi çıkınca bizimle bi ilgisi yok diyorsunuz, yetti be!..
-Ama hanımefen...
-(ÇAAAAAT..)
-Ben iptal ettirmek istiyorum.
-Teknik bi probleminiz varsa yardımcı olabilirim.
-Nasıl yardımcı olacak mışsınız ki? Aldınız bi ton abone bağlanamıyoruz işte...
-Şu an bir yoğunluk söz konusu değil efendim, rahatça bağlanabilirsiniz. Ama hata mesajını almam lazım.
-Nasıl yoğunluk yokmuş, bal gibi de yoğunsunuz işte.
-Dediğim gibi, bir yoğunluk yok efendim...
-Nasıl olmaz şu hale bak çevir sesi bile yok.
-Lütfen bağlanmayı denemeden önce modeminize bi telefon hattı takar mısınız efendim?..
-CD'yi yerleştirin lütfen.
-Tamam...
-Şimdi otomatik bir ekran açılacak, kapatın onu.
-Kapattım.
-Bilgisayarımdan...
-O dediklerinizi göremiyorum ki şimdi.
-Ne görüyorsunuz efendim?
-Hiç bişey kapkaranlık.
-Monitörünüzü açar mısınız lütfen?..
-Açtım.
-Şimdi ekranda gördüğünüz pencereyi köşesindeki çarpıdan kapatın...
-Eeeh, siz de bi karar verin...
-Süper hizmet hattı...
-56 milyon 573 bin 800
-Bu ne efendim
-Kullanıcı kodu...
-Tekrar alabilir miyim?..
-Merhaba beyfendi, hemen acil çözmemiz gereken bi problem var...
-Buyrun, yardımcı olalım...
-Ben internete bağlanamıyorum, neden diyeceksiniz, bu pedal çalışmıyo!..
-Hanfendi ben sizi derhal başka bir arkadaşa aktarıyorum, o yardımcı olsun diğer hattım çalıyor iyi günleeer!..
-Ben internet oynayamak istiyorum.
-Nasıl efendim?
-İnternet işte, basbaya...
-Bağlı mısınız efendim?
-Ne demek bağlı mısınız? O modem midir nedir takdırdınız ya işte onu bilgisayara!..
-Tamam efendim, ama gerekli işlemi yapıp internete bağlandınız mı?
-Nedir gerekli işlem?
-Orda daylap netvörking var, telefon ikonu olacak üstünde. Ona tıklayın...
-Tam olarak ne olacak ona tıklayınca?
-Sizin bilgisayarınız telefon hattınızı kullanarak, modem aracılığıyla bizimkini arayacak, sonra ana makineden cevap gelince, ikisi arasında bir bağlantı oluşacak, internete bağlanmış olacaksınız, sonra istediğiniz siteye girebileceksiniz, chat yapabileceksiniz, daha...
-Tamam tamam vazgeçtim oynamıyorum ben, uzun işmiş bu!..
Tüketici Şikayetleri
Beyaz esya üreticisi firmalarin isinin en zor oldugu ülkelerden biri Türkiye. Çünkü kullanim kilavuzunu rafa kaldiran bazi tüketiciler hayal gücünün sinirlarini zorlayarak ürünleri bambaska amaçlarla kullaniyor.
- Erzincan'da asiri sicaklardan bunalan bir ev hanimi raflarini çikardigi buzdolabinin içine minder koyarak oturmus. Kapisi açik kalan buzdolabinin kompresörü bozulunca "Iyi sogutmuyor" diyerek üründen sikâyetçi olmus.
- Diyarbakir'da fritöz alan bir müsteri, ürünün ilk kullanimda eridigini görünce Arçelik bayiinin yolunu tutmus. Büyük bir hirs ile içeri giren müsteri, elindeki erimis fritözü göstererek kendisine arizali mal satildigini söylemis. Fritözü gören satis görevlisi nasil kullandigini sorunca adam anlatmis; "Ocagi yaktim, fritözü üzerine koydum. Içine yag koydum. Ama yanmaya, erimeye basladi." Satis görevlileri müsteriyi kusur kendisinde oldugu için ürünü degistiremeyeceklerine ikna etmekte oldukça zorlanmis.
- Bulasik makinesi her ise yarar Servis elemanlari Türkiye'nin dört bir yanindan gelen "Bulasik makinem tabaklari, bardaklari çiziyor yada su bosaltmiyor" sikâyetlerini incelemek için gittikleri evlerde müsterilerin ispanak,lahana gibi yikanmasi zor sebzeleri bulasik makinesinde yikadiklarini, hatta salça yapmak için domatesleri bulasik makinesinde yumusatanlar oldugunu görünce soke olmuslar. Sebzelerdeki kumun, su çikis borularini tikadigi ya da makinenin içinde kalarak bulasiklari çizdigi, bunun da arizaya yol açtigi ortaya çikmis.
- Mersin'de son model bir ütü alan tüketici, elektrikler kesilip isi yarim kalinca elektriksiz ütü yapmanin yöntemini kesfetmis! Ütüyü ocakta isitarak isine devam etmek isteyen ev hanimi, ütünün gövdesinin yanmasi üzerine bayiye basvurarak, ütünün degistirilmesini istemis.
- Sanliurfa'da bir müsteri, satin aldigi mikrodalga firinda yumurta kaynatmayi denemis. Deneme basinç nedeniyle yumurtanin patlamasiyla sona ermis. Mikrodalga firinin infilak etmemesi sans olarak degerlendirilirken müsteri, "Yumurta bile kaynatamiyor. Bu firini ne yapayim? Parami geri verin" diyerek bayiye firini iade etmeye kalkmis.
- Mersin'de firinin içinde elbisesinin yandigini söyleyen bir müsteri teknik servisi çagirmis. Elbisenin yanarak firinin içine yapismasindan mustarip tüketiciye, firininda sadece pisirmesi önerilmis. Firinin içinde çamasir kurutma vakalarina siklikla rastlayan servis elemanlari ayrica çok sayida beyaz esya sahibinin firinlarinin içini mutfak dolabi olarak da kullandigina tanik olmus. Içinde unutulan seker, elbezi, mutfak önlügü gibi malzemelerin yanmasi sonucu firinlarin kullanilamaz hale geldigi belirlenmis.
- Diyarbakir'da ise buzdolabinin içini aydinlatan isigi yetersiz bulan bir vatandas, içine birkaç mum yerlestirerek kendince sorunu çözmüs. Ancak mum buzdolabinin tavan kismini yakinca üründen sikâyetçi olmayi ihmal etmemis
- Istanbul'daki bir müsteri de kettle'inin (su kaynatici) eridigi sikâyeti ile servise basvurmus. Kettle'in elektrik ile çalistigini bilmeyen müsterinin ocagin üzerine su isiticisini koyarak suyu isitmaya çalistigi anlasilmis. Ocaktaki atesin erittigi kettle'in yenisi ile degistirilmesinde müsteri çok israrci olmus. Istanbul'daki baska bir müsteri de elektrikli karistiriciyi tencerenin içinden çikarmadan pisirmis. Alet eriyince de sikayetçi olmus.
- Güneydogu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantisinda bir kisi, buzdolaplarinin sebzeliklerinin daha büyük olmasi gerektigini söylemis. Bu talebinin nedeni soruldugunda, "Yaz aylari çok sicak geçiyor. Ayakkabilarimizi içine koyup sogutuyoruz. Sebzelikler büyük olursa daha çok ayakkabi sogutabiliriz" yanitini vermis.
- Elazig'in Maden ilçesinde magarada oturan bir vatandas, asiri sicaklardan bunalarak klima almis. Magarada elektrik bulunmamasi nedeniyle disardan kaçak elektrik çekmis. Yetersiz olan elektrik klimanin performansini bozunca tüketici, klimanin randimani düsük diye sikâyette bulunmus.
Şikayet: Buzdolaplarındaki sebzelikler küçük.
Sebep: Yer Güney Doğu Anadolu Bölgesi'ndeki tüketici toplantısı. Bu isteğin nedeni sorulduğunda alınan cevap ilginç: "Yaz ayları pek sıcak geçiyor. Ayakkabılarımızı içine koyup soğutuyoruz. Sebzelikler büyütülürse daha çok ayakkabıyı içine koyabiliriz."



LinkBack URL
About LinkBacks

Müsteri Hizmetleri Diyalogları


Alıntı
:




